İlk
kitap yorumumla karşınızdayım. Seçtiğim kitap Barış Müstecaplıoğlu’ndan Osmanlı
Cadısı oldu. Kitap ne en sevdiğim ne de en son okuduğum kitap. Kitabı Temmuz
ayında okumuştum ve son bir yılda okuduğum en yaratıcı kitap olduğunu
söyleyebilirim. Sizi muhteşem bir serüvene sürüklüyor. Kitabın türü bilim kurgu.
Ancak kitap Osmanlı Döneminde başlıyor. Bu nedenle daha çok fantastiğe yakın
bir anlatımın içinde kalıyorsunuz. Osmanlı paşalarına da rastlıyorsunuz kitap
içinde, Mevlevi dergâhlarına da. Türk motiflerinin bu denli başarılı işlendiği
bir bilim kurgu romanı okumak beni oldukça mutlu etti. Çünkü bilim kurgu
denince akla gelen uzay gemileri ve zaman makineleri oluyor. Kitapta bunlara
rastlamayacağınızı söylemiyorum tabiî ki. Bunlar bilim kurgunun olmazsa
olmazları. Kitap boyunca bilim kurgu öğeleri çok güzel yerleştirilmişti. Olaylar
Osmanlı Dönemi ile eş zamanlı olarak geleceğin İstanbul’unda ilerliyor.
Geleceğin İstanbul’u çok başarılı bir şekilde tasvir edilmiş. Bilim kurgu
öğelerini daha çok gördüğümüz kısımlarda tabiî ki geleceğin İstanbul’un da
geçen kısımlar oluyor.
Dikkatimi
çeken diğer kısım ise kitapta geçen güzellik
algısı. Güzelliğin değerli bir şey olduğu genel bir algıdır. İnsanlar güzellik
için savaşır. Güzel olmak istemeyen ya da güzelliğe hiç önem vermeyen insan
sayısı çok çok azdır. Romanda ise başkarakterlerden birinin güzelliği yüzünden
ne kadar çok acı çektiğini görüyoruz. Öyle ki güzelliğine daha fazla ihtiyacı
kalmadığı zaman estetik ameliyat geçiriyor; burnuna kemer ekletmek için. Güzelliğin
bir nimetten çok bir bela olduğunu görebiliyoruz.
Kitaba
bir puan vermem gerekirse 10 üzerinden 9 veriyorum. Türk bir yazardan böyle bir
roman okumak beni gerçekten gururlandırdı. Kitap boyunca başka gezegenlere de
gidiyoruz, geçmişe de dönüyoruz ve başarılı bir gelecek tasviriyle de
karşılaşıyoruz. Yazıyı kitaptan çok beğendiğim bir alıntıyla bitiriyorum.
“Bir
şeyi değerli kılan nadir olmasıdır Kemal Bey. Herkes kolayca ulaşabilirse bir
kıymeti kalmaz.”

Yorumlar
Yorum Gönder